Voli tapuları, denizlerde, göllerde veya nehirlerde balık avlamaya elverişli, sınırları belirlenmiş su sahaları (voli mahalleri) üzerindeki mülkiyet veya kullanma hakkını gösteren resmi tapu senetleridir. Ancak 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve 3621 Sayılı Kıyı Kanunu uyarınca bir kısım kısıtlamalara tabi olmakla birlikte, tapuda kayıtlı voli (balık avlanma) hakkı nedeniyle, hak sahiplerinin maddi tazminat hakları mevcuttur.
Aşağıda emsal içtihatlar mevcuttur :
Yargıtay
5. Hukuk Dairesi 2025/3349 E. , 2025/15119 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/341 Esas, 2024/264 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki dalyan hakkı bedelinin tahsiline ilişkin asıl dava ve dalyan şerhinin terkinine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, …, … Mahallesi 1009 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdaki davacılara ait dalyan hakkına ilişkin olarak kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre hesaplanacak tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dalyan şerhinin terkinini talep etmiştir.
II.CEVAP
Asıl davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2016/46 Esas, 2018/31 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin denetiminden de geçen İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/168 Esas, 2017/30 Karar sayılı dosyasında 24556 m² yüzölçümlü …, … Mahallesinde kain 89… ada 1 parsel sayılı … kulesi volisi yönünden değerlendirme tarihi olan 2015 yılının 4. ayında değeri 637.920,00 TL, aynı mahallede 53,061 m² yüzölçümlü 84… ada 18 parsel sayılı …önü volisi yönünden de 1.258.480,00 TL değer biçildiği gözetildiğinde 17.819,68 m² yüzölçümlü dava konusu İstinye dalyanı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihi 2011 yılının 10 uncu ayı itibarıyla 1.502.871,80 TL bedel belirlenmesi nedeniyle rapor inandırıcı bulunmamış ve belirtilen dosyalar mahkemesinden getirtilerek bilirkişi kurulundan bu çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan, kabule göre de; davacıların payına göre 147.851,97 TL’ye hükmedilmesi gerekirken daha yüksek bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen dava yönünden davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın aktif taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiğini, irtifak hakkının geçerliliğini yitirmiiş olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, raporun hatalı olup, miktarın da fahiş belirlendiğini, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacılar lehine fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada dalyan hakkı bedelinin tahsili, birleştirilen davada dalyan şerhinin terkini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nuN 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
***
Yargıtay
5. Hukuk Dairesi 2023/8240 E. , 2024/1868 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/592 Esas, 2023/23 Karar
KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen voli yeri bedeli ile ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından voli yeri bedeli talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesi 999 ada 1 parsel sayılı taşınmazda voli hakkı verilerek, Hazine adına tescil edildiğini, voli hakkının kullandırılmaması nedeniyle, bu hakka ilişkin el atma bedelinin ve ecrimisilin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; ehliyet ve husumet yokluğundan, davanın öncelikle reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, talebin haklı olmadığını, zararın söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, voli hakkı kurulmasının mümkün olmadığını, dalyan hakkının bedelsiz tapudan terkini gerektiğini, ecrimisil talebinin de yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 11.02.2020 tarihli ve 2017/60 Esas, 2020/92 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davanın davalısı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2020/838 Esas, 2021/2281 Karar sayılı kararı istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 27.09.2022 tarihli ve 2022/3031 Esas, 2022/12794 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, voli yeri niteliğindeki Sarıyer ilçesi, … Mahallesi, 999 ada 1 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak dava tarihindeki değerinin biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun (1380 sayılı Kanun) 12 nci maddesi uyarınca, voli yerleri sahipleri tarafından bizzat veya kiraya verilmek suretiyle devamlı olarak 5 yıl işletilmediği veya terk edildiği takdirde voli yerlerinin kamulaştırılacağı düzenlenmiş olup, davacıların voli yerini 5 yıldan fazla kullanmadığından bedelini talep ettiği ve Mahkemece de talebin kabul edildiği gözetildiğinde, davacıların voli yerini iradi olarak terk ettikleri kabul edilerek ecrimisil talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, kabulüne ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulduğundan bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının sadece ecrimisile yönelik olduğunu, voli bedeline ilişkin bozmanın bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, voli yeri bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 1380 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi,
3.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ilk kararının sadece ecrimisil bedeline ilişkin olarak Dairemizce bozulduğu, voli hakkına ilişkin olarak kurulan hükme yönelik bozma yapılmadığı, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğuna göre, birleştirilen dava yönünden ecrimisil talebi ile ilgili olarak davanın reddine, voli hakkı bedeline ilişkin taleple ilgili olarak ise kabul kararı verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı yanlış yorumlanmak suretiyle zuhulen birleştirilen dava yönünden voli hakkına ilişkin taleple ilgili olarak da davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
***
Yargıtay
5. Hukuk Dairesi 2021/11355 E. , 2022/6301 K.
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar
Asıl ve birleştirilen dava, kamulaştırmasız el atılan voli yeri bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, asıl ve birleştirilen davanın davacıları vekilince yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra … 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/69 E. – 2018/278 K. sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; dava konusu … parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin davalı Hazine’ye ait olduğu ve dava konusu taşınmazlarda asıl ve birleştirilen davanın davacılarının murisleri adına balık avlanma hakkı (voli hakkı) tescilli iken, … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1995/403 – 1999/546 E/K … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/158-563 E/K sayılı kararları ile şamandıralar konulması, yüzme havuzu, güneşlenme yeri ve rıhtım olarak kullanımdan dolayı fiilen balık avlama imkanı bulunmadığından yukarıda belirtilen voli haklarının terkinine karar verildiği, işbu kararlar gereğince davacılar murisleri adına olan voli haklarının tapudan terkin edilmiş olduğu anlaşılmış olup, taşınmazların fiili durumu itibariyle, kullanılamaz hale gelmiş olması nedeniyle terkinine karar verilen voli hakkı, ayni hak niteliğinde olup, bedeli karşılığında terkinlerine karar verilebileceği ve yukarıda belirtilen kararlarda bedele hükmedilmediği gözetilerek, voli hakkı sahibi murislerin aslı gibidir onaylı veraset ilamları dosya arasına alınarak, murisler ile asıl ve birleştirilen davanın davacıları arasındaki hukuki irtibat tereddüte mahal vermeyecek şekilde kesin olarak tespit edildikten sonra, 369 ada, 3 parsele ilişkin olarak Dairemiz denetiminden geçerek kesinleşen … 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/169 Esas – 2017/31 Karar sayılı dosyası dosya arasına alınarak, dava konusu taşınmazların bir bölümünün denize terkin edilmiş olduğu da gözetilerek, terkinine karar verilmiş olan balık avlanma hakkı karşılığı bedelin paylar oranında belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçelerle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Asıl ve birleştirilen davanın davacıları vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan … 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/69 Esas – 2018/278 Karar sayılı hükmünün açıklanan nedenlerle HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 05/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
***
Yargıtay
5. Hukuk Dairesi 2024/1305 E. , 2024/9494 K.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/266 Esas, 2023/265 Karar
DAVA TARİHİ : 13.02.2015
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan voli yeri bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı birleştirilen davanın davacılar ve davalı idare vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davanın davacıları vekili dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Kuruçeşme Mahallesi 369 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlarda, davacılar murisleri adına voli hakkının bulunduğunu, voli haklarının bedelsiz olarak terkinlerine karar verilmiş olduğundan voli hakkı bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili asıl davada vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların Hazine adına tescil edilmiş olduklarını ve voli şerhlerinin Mahkeme kararı ile kaldırılmasına karar verildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2015/69 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davanın davacıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2018/3674 Esas, 2021/1052 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki davacılar lehine konulan balık avlanma ve müstakil olarak taş volisi şeklindeki irtifak hakkının “fiilen balık avlanma imkanı bulunmadığı” gerekçesi ile İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/403 Esas, 1999/546 Karar sayılı ve İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/158 Esas, 2003/563 Karar sayılı kararı ile sicilden terkinine karar verilmiş olmakla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 785/1 maddesi şartlarının oluştuğu, böylelikle davacılar dava tarihi itibarıyla üst hakkı sahibi olmadıkları için davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davanın davacıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu Beşiktaş ilçesi, Kuruçeşme Mahallesi 369 ada, 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin davalı Hazineye ait olduğu ve dava konusu taşınmazlarda asıl ve birleştirilen davanın davacılarının murisleri adına balık avlanma hakkı (voli hakkı) tescilli iken, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/403 Esas, 1999/546 Karar, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/158 Esas, 2003/563 Karar sayılı kararları ile şamandıralar konulması, yüzme havuzu, güneşlenme yeri ve rıhtım olarak kullanımdan dolayı fiilen balık avlama imkanı bulunmadığından yukarıda belirtilen voli haklarının terkinine karar verildiği, işbu kararlar gereğince davacılar murisleri adına olan voli haklarının tapudan terkin edilmiş olduğu anlaşılmış olup, taşınmazların fiili durumu itibarıyla, kullanılamaz hale gelmiş olması nedeniyle terkinine karar verilen voli hakkı, ayni hak niteliğinde olup, bedeli karşılığında terkinlerine karar verilebileceği ve yukarıda belirtilen kararlarda bedele hükmedilmediği gözetilerek, voli hakkı sahibi murislerin aslı gibidir onaylı veraset ilamları dosya arasına alınarak, murisler ile asıl ve birleştirilen davanın davacıları arasındaki hukuki irtibat tereddüte mahal vermeyecek şekilde kesin olarak tespit edildikten sonra, 369 ada 3 parsele ilişkin olarak Dairemiz denetiminden geçerek kesinleşen İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/169 Esas, 2017/31 Karar sayılı dosyası dosya arasına alınarak, dava konusu taşınmazların bir bölümünün denize terkin edilmiş olduğu da gözetilerek, terkinine karar verilmiş olan balık avlanma hakkı karşılığı bedelin paylar oranında belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçelerle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare ve birleştirilen davanın davacıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Birleştirilen davanın davacıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; takdir edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların paha biçilemez olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar ile murisler arasındaki hukuki irtibatın kesin olarak tespit edilmediğini, fiilen ve hukuken bir dalyan alanı bulunmadığını, dalyan hakkının kullanılmasını engelleyecek bir tasarrufun söz konusu olmadığını, usul ve kanuna aykırı karar verildiğini, fahiş bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, voli hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 1380 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda, davacılar ile voli hakkı sahibi murisleri arasındaki hukuki irtibatı sağlayan veraset belgeleri dosya arasına alınmış olup, bilirkişi kurulunca usulüne uygun olarak hesaplanan balık avlanma hakkı karşılığının davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davanın davacıları ve davalı idare vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.