T.C.Asliye Hukuk Mahkemesi
Türk Milleti Adına · Gerekçeli karar- Esas no
- 2015/1..
- Karar no
- 2016/1..
Karar künyesi
- Dava tarihi
- 22/04/2015
- Karar tarihi
- 17/03/2016
- Vekili
- Av. Özgür Eray Taş · Rüstempaşa Mah.Ersin Cad.No:31 54600
Sapanca/Sakarya - Davalı
- ……………. Belediye Başkanlığı
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Bu davada vekil: Av. Özgür Eray Taş
Gereği düşünüldü
Davacı vekili 22/04/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/12/1998 tarihinde ……… Belediyesine ait bulunan …… İlçesi ……. Mahallesi … ada … parselde kayıtlı ….-m² yüzölçümündeki taşınmazı tapuda hiçbir sınırlayıcı kayıt olmadan devir ve satın aldığını, müvekkilinin bahse konu taşınmazını satmak için 2015 Mart ayı başında tapu idaresinden kayıt aldığında orman işletme müdürlüğünce 27/06/2002 tarih ve 170 yevmiye numarası ile 2/B şerhi konulduğunu gördüğünü ancak tapu idaresindeki yetkililerin bu şerhin yanlışlıkla 2/B olarak işlendiğini doğrusunun orman şerhi olduğunu beyan ettiklerini, tapulu taşınmazlara konulmuş olan 2/B şerhlerinin kendiliğinden kaldırılacağına dair yasal düzenleme olmasına rağmen bu şerhin kaldırılmamış olmasının tapu idaresindeki yetkililerin beyanını doğru kıldığını, ancak tüm işlemlerin resmi olması adına Orman İşletme Şefliğine başvuruda bulunulduğunu ve davacı müvekkile ait taşınmaz üzerine idarece konulmuş olunan şerhin 2/B şerhi mi yoksa orman şerhi mi olduğu hususunda bilgi verilmesini, eğer orman şerhi ise bu şerhin kaldırılmasını talep ettiklerini, başvurularına karşılık olarak bahse konu şerhin orman şerhi olduğu ve bu şerhin silinmesinin mümkün olmadığını belirttiklerini, bu kapsam itibariyle taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman sınırları dahilinde kalmasından dolayı tapunun bu bölümünün hükümsüz kaldığının sabit olduğunu, diğer yandan taşınmazın tapusunun iptali hususunda dava açma olgusunun idarenin takdirinde olduğunu idareyi dava açmaya zorlama imkanlarının mevcut olmadığını, yerleşik yargıtay kararları gereği şerhin kaldırılması yönündeki talebin reddinin dava açma açısından hukuki yarar sağlamaya yettiğini, mevcut durum itibariyle davalı belediye aslında orman olan sahada kalan bir taşınmazı davacı müvekkile sattığını, dolayısıyla bu zararın tazmininin yasal gerekliliği olduğunu belirterek ileride gerçek değerini bildirecekleri şimdilik …TL olarak açtıkları belirsiz alacak davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekilinin 20/05/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazında içinde bulunduğu alanın ifrazdan önce ……… Mahallesi …… Mevkii … pafta … ada … nolu parselde kayıtlı taşınmazın …. Belediye Başkanlığı adına kayıtlı iken 27/11/1986 tarihinde ….. Ticaret A.Ş.’e açık arttırma usulü ile satılmış olduğunu, daha sonra ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesi ile ….. Belediye Başkanlığı aleyhine tapu iptal ve tescil davasının açıldığını, ….. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/150 Esas 1994/171 Karar sayılı kararı ile ….. Ticaret A.Ş. adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ….. Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verildiğini, adı geçen kararın 07/09/1995 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın mahkeme kararı ile vekil edenin tüzel kişilik adına tescil edilmiş olduğunu, davalı belediyenin mülkiyet hakkının kapsamında dava konusu taşınmazı karşı tarafa sattığını, dava konusu taşınmazın satış anında malik ….. Belediye Başkanlığının bu satışı yapmasını engelleyen herhangi bir şerh yada ihtirazı kaydının bulunmadığını, ilgili orman idaresinin ve tapu sicil müdürlüğünün ihmalinden ileri gelen zararların vekil eden davalı tarafa yükletilemeyeceğini, vekil edenin davalı tarafında tapu kayıtlarına ve ilgili mahkeme kararına güvenerek dava konusu satış işlemini yaptığını, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere tapu kaydının halen davacı adına kayıtlı olduğunu, bu durumda davacının gerçek ve güncel zararının bulunmadığını, dolayısıyla davacının zararının halen oluşmadığını, dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller toplanarak dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmış, Orman Yüksek Mühendisi bilirkişi ….’nın 15/10/2015 tarihli raporunda … ada … parsel nolu taşınmazın yapılan incelemeler ve fen bilirkişisinin hazırladığı rapor doğrultusunda …-m² lik kısmının kesinleşmiş orman kadastrosunda devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, ….-m² lik kısmının ise orman sayılmayan alanlar içinde kaldığını tespit etmiştir. İnşaat Mühendisi Teknik Bilirkişi … ve Mülk Bilirkişi …’ın 09/11/2015 tarihli raporunda … ili … ilçesi … Mahallesi … Mevkii … ada … parsel …-m² olan taşınmazın ormanda kalan …-m² lik kısmının 22/04/2015 dava tarihindeki toplam değerinin …-TL olduğunu tespit etmiştir. Dosyaya sunulan 12.01.2016 tarihli temlikname ile davacı … dosya kapsamındaki alacağını …’na temlik etmiş, davacı vekili temlik alan …’nun vekaletnamesini dosyaya sunarak davaya temlik alan yönünden devam edeceklerini belirtmiş ve yargılamaya temlik alan davacı yönünden devam olunmuştur. Davacı vekili 16.03.2016 tarihli dilekçe ile dava değerini düzelterek eksik harcı tamamlamıştır. İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı itibariyle; dava konusu … İlçesi … Mahallesi … ada .. parselde kayıtlı …-m² yüzölçümündeki taşınmazın davalı belediye tarafından davacıya satıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre taşınmazın …m² lik kısmının kesinleşmiş orman kadastrosunda devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, kalan …m² lik kısmının ise orman sayılmayan alan içinde kaldığı, buna rağmen davalı … Belediye Başkanlığının kısmen orman olan sahada kalan bu taşınmazı davacıya sattığı, aldırılan bilirkişi raporları ile de taşınmazın bir kısmının orman bir kısmının orman sayılmayan alanlar içinde kaldığının sabit olması nedeniyle davalının ormanda kalan kısım nedeniyle davacının uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğu, asıl davacı dosyadaki alacağını …’na temlik ettiğinden davalı taraftan bu zararı talep etme hakkının da temlik alan davacıya ait olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilerek ağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Hüküm
Ayrıntısı yukarıda
açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, … TL’nin
dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak
davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle
alınması gerekli …TL harçtan peşin alınan …TL ve …TL ıslah harcının mahsubuyla … TL’nin
davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı yanca yapılan …TL dosya,
…TL başvurma harcı, …TL peşin harç, … TL ıslah harcı, …TL keşif harcı, …TL
posta gideri, …TL bilirkişi ücreti, …TL taksi ücreti olmak üzere toplam …
TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan
yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekille temsil
ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ve
takdir edilen …TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı lehine vekalet ücreti
takdirine yer olmadığına,
7-Kalan gider avansının karar
kesinleştiğinde, yatıran taraf dosyaya banka IBAN numarası bildirdiği takdirde
bu hesaba, kaleme müracaat etmesi halinde mahkemeler veznesinden, aksi halde
masrafı avanstan karşılanmak üzere resen PTT yoluyla konutta ödemeli olarak
iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne
karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15
günlük süre içerisinde mahkememize verilecek temyiz dilekçesi ile Yargıtayda
temyizi kabil olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen
anlatıldı.17/03/2016
2016/28…
KARAR NO :
2019/12…
T Ü R K M İ L L E T
İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L
A M I
MAHKEMESİ : …
Asliye Hukuk Mahkemesi
2015/1..-2016/1..
DAVACI (TEMLİK EDEN) : 1-M…..
DAVACI (TEMLİK ALAN) :
2-B……..vekilleri avukat Özgür Eray Taş
DAVALI : …….. Belediye
Başkanlığı vekili avukat ……
Taraflar arasındaki tazminat davasının
yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne
yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi
üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
T.C.Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
İncelenen karar
- Tarihi
- 17/03/2016