Kıyı kenar kapsamında kalıp, tapu kaydına bu hususta şerh düşülen taşınmazın tapuda devir alınıp bilahare Hazine aleyhine açılan TMK md 1007 talepli maddi tazminat davalarında, “davacının iyi niyetli olduğundan ve dürüst davrandığından söz edilemeyeceği, davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararı oluşmuş ise de bu zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının olmadığı” görüşü kapsamında tazminat talepleri reddedilmektedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2690 E., 2026/12644 K.
İçtihat metni
- Esas no
- 2026/2690
- Karar no
- 2026/12644
- Karar tarihi
- 09.09.2026
İncelenen yerel mahkeme kararı
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1155 Esas, 2025/1660 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/185 Esas, 2025/236 Karar
Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Van ili, …, … Mahallesi 487 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğramış olduğu, zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. Cevap
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İlk derece mahkemesi kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanı kabulüne ve tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İstinaf
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, yerel mahkemece sadece bilirkişi raporlarına göre değerlendirme yapıldığını ve bu doğrultuda karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, faiz talebini ve mahkemece faize karar verilmesini kabul etmediklerini, müvekkil kurumun harçtan muaf olduğunu, müvekkili kurumun yargılama giderinden muaf tutulması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazı 03.01.2024 tarihinde üzerindeki 25.08.2022 tarihli 5.400 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır şerhini tapuda görmesine rağmen taşınmazda pay satın alarak malik olan davacının iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceğinden davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği alacağı temlik almasından dolayı uğradığı zararı 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca Devletten isteyen davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından iş bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. Temyiz
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın önceki malikinin davacının annesi … olduğu miras hakkı kapsamında davacıya devredildiği annesi vefat etmediğinden miras işlemi şeklinde yapılamadığı böylece gerçek bir satış amacı içermediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. Karar
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.